top of page

Saatimi başa sarıyorum, senin için...

Karşımda dikilmiş duruyorsun öylesine emin ve habersiz. Tanıdık sızı ruhunda, ruhumda atarken, bilemiyorum, şüpheye düşüyorum. Kulağımda fısıldaşan insanların bahsettiği aşk karşılıktan ibaret fakat öylece duruyorsun karşımda, ellerin göğsümün sadece ilerisinde, donuyorsun...

Bana ihtiyacım olan aşkı ver sevgili...

Neden varım bilmiyorum , sadece ilerleyemiyorum. Arkama baktığımda, gördüğüm basamaklar ayak izlerimden parçalanıyor... Görünmüyorum... Gözlerinde bulunuyorum, bunu seviyorum...

Şimdi söyle sevgili,

Anlat bana labirentimi boğduğun sessizliği... İnanmadığım kelimelerin gücünü göster bana. Eğer bilseydim, şüphemi duyamaz halde körleşseydim...

Seninle oynamak isterdim sevgi'li...

Karanlığımızın ufuğunda adımlarımızla notalara basmak isterdim. Avuçlarına dökülmek, gözlerine kaçmak ve çıkmamak...

İnsanlar bir cevap bekliyorlar, benden, habersizce senden...

Şimdi söyle sevgili,

Sadece öğret bana aşkı ve yaşamayı...

Gülüşmeyi paylaşmayı öğret...

Çünkü şimdi oturduğum yerden sadece sana haykırışımı yazabiliyorum. Kapımda bekliyen sorular sessizce saniyeleri sayarken.Çaresiz ellerim sadece bilmediğim bir şeyi arıyorlar...

Eğer gerilersen, adımın sayarsa kaybedeceğiz. Şimdinin tüm yıldızlarını...

Bunu biliyorsun fakat hala aynı yerdesin. Lütfen bana bir inanç ver. Aşkın tininde kaldığına dair...

Saatimin tıkırtıları kağıdıma işliyor sanki, sesim hiç çıkmadığı kadar tiz ve içimde...

Neredesin sevgili...

Hayır, neredesin sevgi'li...

Kalemimi bıraktığımda, mürekkebim kuruduğunda, saatimiz durduğunda, bir çok tanımda öldüğümüzde sana son bir kez yeniden bakacağım... O bakışı kırıklar içinde görme, beni senden kırma sevgili...

Aşk'ımı al ve yaşa, yaşayamayacağımız kadar...

Nefesine katacak kadar...

Geçmişe karışacak kadar...

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Bilmediğin bir sen...

İşte öyle bakıyorsun karşımda, hiçbir şeyi anlamadan. Aklımın köşesinde, avuçlarının ortasında… Biliyorum labirentinde geziyor, dolanıyorsun. Benimle oynuyorsun… Görüyorum zihninizden geçen renkleri,

 
 
 
İçimden "siz"...

Ellerim kanlar içinde bakıyorum... Kırmızılarıma, benden çıkan aydınlığıma... Gerçekte ki ayna'm, benim bir tanecik çocuğum. Titriyerek uzaklaşıyor... İçimde yaşayan bu ince çığlık, etrafımı boğarken,

 
 
 

Yorumlar


Yazı: Blog2 Post
bottom of page