top of page

Umutsuzluktan doğar vedalar...

Her yerde belli başlı şeyler vardır benim zihnimde. İstanbul'da kediler gezer, her köşe başında rastlarsın. Ankara'da kuşlar uçuşur ve cıvıldar, kalbimin başında ise sen karşılarsın hayatımı...

Peki sen sevgili..?

Senin zihninde tomurcuklanır mı benim hayalim, satırlarında gezer saçlarımın kokusunu yayar mı odana? İçinde uyanıklık yaratır mı adım? Aklına gelir mi gülüşlerim? Kalbin, kalbin hisseder mi ayrılığın derin acısını? Keder kaplar mı boşluğumu? Bu boş odanın içinde seni bana hatırlatan gölgeler sana da eşlik eder mi?

Ansızın gelmiştin hayatıma bir kalabalığın ortasında yalnız başına... Sözler verdin bana unutulmayacak, bırakılamıycak,kaçılamıyacak fakat sen kaçtın bu aşkın derin kıyılarından, beni bırakarak ıssız, uzak ve sessiz denizlere... Bedenimi saran su değil kederin derin dalgalarıydı, boğazımı kesen sadece sensizlikti, sensizliğin keskin nefessizliği... Acı bir anı bıraktı böylece kalbimde gidişinin izleri...

Şimdi söylesene özlem nedir ki bu hislerin yanında, soğuk perdelerin, gözlerime yansıyan ırmakların yanında? Bomboş salon dolu sen ve hayallerimde taşıyan anılarınla. Her gün, gündüz ve gece eşlik eder soğuk zeminde dans eden bedenime... Yıldızlar ışık tutar sahneye asıl sen gelebilesin diye... Ay aşkıma saygıyla parlar ve insanlar anlayamazlar... Bütün karanlığım hizmet eder aşkıma ve aşkım diz çöker aciz dizleriyle senin önünde... Mektuplarım saçılır etrafa duvarlar örerler ikimize, bir dünya yapar aşkımız, gerçek değiller kalbimdeler fakat hissederim en içimde...

Yıllar önce hiç görülmeyen renklere açılan gözlerimin açılmadığı diğer renklere kördür kalbim, bir tek gözlerinizin gökkuşağı vardır zihnimde ve dünyanın aciz griliği diz çöker önünde... Kalbimin en derininde...

Satırlarımın bardaklara dönüştüğü günlerden önce şiirler okuyan dudaklarım sevgimi, aşkımı yankılatır dünyada... Aşkımız, hüznünü büyütünce ezilir zavallı bedenim içinde ve kaçarım boğulduğum denizlere... Yorgunluğumu alır umudun acımasız suları ve sonrasında keder sarar bedenimin her bir tarafını ele geçirmek üzere... Hayatımı ellerimde tutan gidişin kalbimi acıtır her gelişinde... Yine de seni beklerim, sözlerine güvenir izlerim yollarını, her dumanda gözlerim dolar acıyla... Tozlanır fotoğraflarımız da saklı gülümsemeler ve zamanla silinir mutlulukları yüzlerinden... Zamanla bizi bir tutan kalbim deli olur, zihnim bulanık. İnsanlar duvarların arasına saklar beni, işte şimdi karanlığımı tanısan da bulamazsın beni sevgili... Şimdi kaçırılan bedenim izleyemez ruhumda saklı kalbimin derin izlerini çünkü öğrendi gözlerim, bir başkasına bakışlarının güzelliğini... Okyanus derin kuyularına sakladı beni, ruhumu ve kalbimin aciz yenilgisini yeniden "yok etme" diye... Karanlığım kızdı, küstü ve her gece huzursuz eder oldu seni... Sen gittin, sevgisizleştin ve ben kayboldum, sayfaların arasında bir şiir gibi hüzünlendi ruhumun her bir parçası... Bütün dünya asileşti benim aşık olduğum o mazlum kalbe... Üzüldüm fakat aşkım bir tek sana üzüldü yine... Ve yine bardaklarımdan , dudaklarımdan, gözlerimden tek bir dize döküldü sadece "Söylesene, hiç mi sevmedin beni? Hiç mi gelmedi aklına karanlığın içinde sevgilin? Yoksa, bir ben buldu mu gözlerin..? " ve şimdi mürekkebim bu satırların içine saklar sessiz vedamın göz yaşlarını... Sonsuz bir vedayı barındırır içinde denizler kadar derin satırlarım...

4 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Nefes almakla yaşamak aynı mı dersin? Hayattaki herşeyi gerçekten biz mi seçeriz?  Yoksa hayat mı bizi seçer? Yorgun adımlar mı, yavaş hayatlar mı tanır hayatı? Yokluğunda ağırlaşır yaşam, derinlerimd

"Artık seslensemde duymazsın beni Hatırlamazsın Sen bana sağır, kör, zorsun artık Göremezsin, duyamazsın İstemediğin gün kaybettin sen bizi Sevmezsen bulamazsın…” Bir kaç satır takvim bıraktın geleceğ

Yazı: Blog2 Post
bottom of page