top of page

Senden geçtiğim de bir parçam olacaksın...

Sen demeye isteksiz, ben ise halsizdim. Aramızda kocaman duvarlar vardı, evet ama bunları sen koydun aramıza. Ben her tırmanmaya, aşmaya çalıştığım da ellerimden tutup atan da beni aşağıya iten de sendin her seferinde...

Evet, koskoca "veda"lar sığdırdım sana, koskoca "merhaba"lar da... Ama bunlardan çok sen olarak kaldığında sevmiştim seni. Bana karşı, bana acı olan ruhunla...

Bilmiyorum, sessiz bir çığlığın çırpınışlarımıydı benimki yoksa bir bebeğin hiç bilmediği ailesine duyduğu özlem mi? Bildiğim tek şey sen ve sevgimdi... Şimdi söylüyorlar bana bir çok kelime, söz ve daha fazlası. En çok ta "o kaybetti" diyorlar. Gerçekten sen miydin "asıl" kaybeden? İnsan sevmediği birini kaybedebilir mi?

Biliyorum aslında sen beni değil sevgimi kaybettin. Eskiden olsa yine aynı bakacağımı söylerdim sana ama artık senden kaybedilmiş şeyler var bende... Biraz eksik ve yoksun senden gözlerim en çokta kalbim. Bunun için suçlayamam kendimi, şayet sen kendini hayatımdan alırken o kadar yanlış yollara girdin ki bir kaç parçanı da kalbimden söküp aldın gidişinle...

Işte böylece en büyük "veda"yı sen kendine sığdırdın sevgili. Şimdi gittiğin yolun başında oturmuş izlerinin kayboluşunu izliyorum. Hayır, gelişini beklemiyorum. Doğa'nın yeni yolculuklara temiz bir sayfa açmasını bekliyorum...

Bilirsin, biliyorum bilirsin ben bir tek sonbahar da yaşarım , senin yazına da kışına da gelemem. Tıpkı bunu yapamadığım gibi şimdi de sonbaharımın yağmurun da geceme ışık değil, eşlikçi arıyorum. Tıpkı önce ki gibi, tıpkı olması gerektiği gibi... Ben "aşk" ımın diğer yarısını arıyorum... Çelişkilerini tanıdığım bu dünya da kararmış kalbimin eşini arıyorum...

Keşfetmeyi basmak sanar insan. Oysa izler, tanır ve konuşur insan hayatlarla ... Ve her insanın hayatına izler bırakır. İnsan geçtiği yollara geçmeyen izler bırakan nadir canlılardandır...

Nefesi bile delebilir karşısını... Sen benim hayatımın deliğisin, biliyorum seni silemem. Ama biliyorum ki sen ilk değilsin ve de son da değilsin... Kırık kalbimin baş köşesinin misafirisin. Bir gün akan kızılım durduğunda geçmişten bir hatıra, gelecekten bir bekçi olacaksın. Belki eşim sen olmayacaksın ama eşlikçim olmaya alışık olacaksın...

Kendine sığdırdığın "veda" nın kurbanı olacaksın hayatımda... Ve ben hiç bilemeyeceğim intihar etmeyi çünkü içimde ki bir parça daima senle kaybolmuş olacak... Yaşamın eşsiz izlerinden biri olarak kalacaksın, tıpkı geçmiş anılar gibi...


6 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Gülüşlerimin neşesinde keder, kederinde neşe buldum bu gece…

Anlaşılmamışlığın gizemi olur mu hiç? Satırlar bunu mu saklar içinde? Bu yüzden mi çeker insanı en içine, derinine? Bıkmışsa, yorulmuşsa yazarak mı kabullenir insan? Yazılar sembollerle var olurken sı

Karanlık bir labirenttir aşk ne sönebilir ne de bitebilir…

İnsanlar asla anlamazlar ellerinde saklı olanın karanlık olduğunu, karanlık renkleri saklar, renkler ışıkları, tüm ışıklar sönerken bırakılır karanlığa... Tüm ışıklar var olabilmek için ihtiyaç duyar

Gözlerimdeki Yabancı…

Seni kafamdan kovaladım bu gece, anıları bir kenara sıkıştırdım. İçimde kalıp gittiğin her saniye kendimden verdim. Yine de sana yetişemedi ellerim  şimdi ise kafamdan da çıkıp gidiyorsun...Ne tarafa

Yazı: Blog2 Post
bottom of page