top of page

Gelecekten geçmişe…

İnsan ne kadar emin olurdu yaşadıklarından? Kaç defa yıkılır, kaç defa doğardı? Hak ettiklerimiz miydi hep bize verilen yoksa değer görüldüklerimiz mi?

Tüm bu karmaşa ait olduğum yer gibi fakat derinimde büyüyen bu acı izin vermiyor tüm bunlara ait hissetmeme… “Yanında huzurluydum” dedin ama beni bırakıp gittin. Rüyalarıma eşlik etmen acı çektiriyor ama yine de günlerce uyuyorum huzuru kalbime tattırmak , seni affetmek için. Peki ya sen? Biliyorum habersizce yaşıyorsun aydınlıkta… Merak ediyorum hiç mi aklına getirmiyor mu geceler beni? Beni bırakıp kayboluşunu, evrene karışırken beni unutuşunu? Benliğim sokaklara karışırken defalarca soruyor bu soruyu hepsine  ve her şeye, her seferinde cevapsız kalan yıldızlarım sönüyor fakat bilirsin yıldızlar sonsuzdur…

Tüm bu sorularla ışıldayan etrafım benim için değil, ben karanlığı severim. Bütün huzurumu aldın ve gittin yine de seni suçlayamayacak kadar seviyorum bu canımı yaksa da  kalbim sessizce kabul ettiriyor beynime ‘yanımda olsan geçerdi’ böylece diliyorum zamanı geri sarmayı çünkü sonucu bilsemde biliyorum yine de isterdim seni…

5 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yanlış yerden anlayamadık, hayır belki de anlaşılamadık …

İnsan yarası olan yerden anlar insanı… Tanıdık hislerdir yakınlaştırdığı kadar yabancılaştıran… Asla tanıyamaz istediği kadar asla anlaşılamaz bildiği kadar… Derin uçurumlardan ay’a uzanır hayalleri f

"biz" adında bir mirasmış aşk...

Ay'ın geceyi fısıldadığı bir akşam kavuşalım. Yılların kumaşını pabuçlarımızla eskitelim. Bir nefise bin esip, özlemin içinden bir mısra aşk yazalım. Sen yıllardır sahip olduğun gözlere bakarken ben

Comments


Yazı: Blog2 Post
bottom of page